Kalbinizin Doğru Çalışmadığını Gösteren 7 İşaret

Kalp probleminizin olduğunu mu düşünüyorsunuz? Belirtiler hakkında bilgi edinin ve sorunlarınız olduğunu düşündüğünüz takdirde asla bir doktora görünmekten çekinmeyin.

Kalbin Doğru Çalışmadığını Gösteren 7 İşaret

Kalbinizin düzgün çalışmadığından şüpheleniliyor musunuz?

Bu yazıda, bu organın kötü çalışıp çalışmadığını belirlemek için nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacağız.

Kalbiniz düzgün çalışmıyorsa neden endişelenmelisiniz?

Sağlığa gelince, vücuttaki en önemli organ kalptir. Sonuçta o, bizi canlı tutan motordur.

Bu organınıza bakmak, düşündüğünüzden daha kolaydır.

Bununla birlikte, kalp problemleri, sağlığa zarar veren kötü alışkanlıklar nedeniyle giderek yaygınlaşmaktadır.

Bu sorunlar genellikle bir gecede ortaya çıkmaz.

Bunun yerine, genellikle zayıf beslenme, sağlıksız alışkanlıklar ve uyarı işaretlerinin önemsiz görülmesinin sonucudur.

Kalbinizin hasar görmesinin sebepleri değişkenlik gösterir:

Kötü beslenme

Egzersiz eksikliği

Sigara içmek

Dinlenme olmaması

Belirtileri gördükten sonra bir uzmana gitmek gerekebilir.

1. Göğüs ağrısı ya da göğüs yangısı göğüs kafesinde ağrı

Göğüs ağrısı farklı sağlık durumlarından kaynaklanabilir. Bununla birlikte yoğunlaşırsa, sıkışma ve daralma hissi uyandırıyorsa dikkatli olmalısınız.

Göğüs ağrısı bir kalp rahatsızlığından kaynaklandığı zaman, bu organ az oksijenli kan alır. Bu nedenle, mümkün olan en kısa sürede yardım almak önemlidir.

2. Aritmiler

Kalp atışlarımız çoğu zaman düzenlidir. Normalde sağlıklı ve düzenli olduğunda kalp atışlarını fark etmeyiz.

Bununla birlikte, kalp atışlarınızda çok hızlı, çok yavaş ya da düzensiz değişikliklerin olduğunu fark ederseniz, kalbinizin gerektiği gibi çalışmadığını anlamak için bir doktora danışın.

3. Uyku Apnesi

Bazen uyku apnesi göz ardı edilir, ancak bu durum kalbin düzgün çalışmadığına işaret eden bir semptom olabilir.

Bu problem, uyurken vücuda hava girmesini engeller ve beyin ve kalpteki oksijen yetersizliğinden dolayı kalp krizine neden olabilir.

Kısa bir süre uyku apnesi geçirmiş olsanız bile, bu konuda dikkatli olmalısınız. Bunun nedeni, uyku apnesinin sizin ve eşinizin uyku kalitesini etkileyecek olmasıdır.

4. Şişmiş ayaklar ve bacaklar

Bol miktarda tuz yiyor musunuz? Normalde yaptığınızdan daha fazla yürüdünüz mü?

Her iki durumda da bacaklarınızın ve ayağınızın şişmesi yaygın bir durumdur. Bununla birlikte, birkaç gün içinde normal durumlarına dönmeleri gerekir.

Bununla birlikte, şişmenin sabit olmadığından emin olmalısınız. Durum buysa, kalp yetmezliği ya da arteriyel bir durumdan kaynaklanan sıvı tutulumunun bir belirtisi olabilir.

5. Titreme ve nefes darlığı

Sürekli nefes almak için savaşmanız ya da sık sık yorgun ve nefes nefese hissetmeniz normal değildir. Eğer bu hiçbir sebep yokken ortaya çıktıysa, kalbinizin düzgün çalışıp çalışmadığını anlamaya çalışmalısınız.

Bu anlamda, alışkanlıklarınızı izlemeniz önemlidir. Son birkaç günde bunları değiştirdiyseniz ya da yeni bir fiziksel aktiviteye başladıysanız, bu oksijen yetersizliği normal olabilir.

6. C-insel işlev bozukluğu

Olası kalp hastalığının en erken uyarı işaretlerinden biri, özellikle 40-50 yaş arasındaki hastalarda erektil disfonksiyondur.

Başka bir durumunuz varsa ya da 50 yaşını doldurduysanız, güvendiğiniz bir doktora görünmeniz önemlidir.

Bu şekilde, cinsel işlev bozukluğunuzun kalp rahatsızlığından mı yoksa başka bir durumdan mı kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirleyebilirsiniz.

7. Kırık Kalp Sendromu

Bu sendromdan dolayı hissedilen bir acı, kalp krizi sırasında yaşanana benzer ya da ondan daha büyük bir ağrıdır. Bununla birlikte, bu çok sağlıklı insanları garip bir şekilde etkileyen geçici bir durumdur.

Bu sendrom, yüksek kolesterol ya da yüksek tansiyon öyküsü olmayan, zayıf beslenmeyen ya da hareketsiz bir yaşam biçimi sürmeyen hastalarda tespit edilmiştir.

Bu durumdaki hastalar, vücutlarında salınan adrenalin’e benzer bir madde olan katekolamin miktarında bir artış yaşarlar. Bu, derin bir zihinsel rahatsızlıktan sonra olur.

Katekolaminlerin ani bir şekilde artması, vücudun, kaygı ve stres düzeyini yüksek seviyelere taşıdıktan sonra vücudun yeniden nötr bir hale gelmesine neden olan maddeleri serbest bırakmaya çalışması durumunda olur.

Neyse ki, bu durum geçicidir ve vakaların % 90’ında kalıcı hasara neden olmaz.

Kalbinizin Sağlıklı Kalması İçin Genel İpuçları

İyi yemek yiyerek, düzenli egzersiz yaparak ve zihinsel sağlığınıza dikkat ederek sağlıklı bir yaşam tarzı kurmaya çalışın.

Garip bir belirti fark ederseniz, bir uzmana danışmaktan çekinmeyin. Genelde kalbimiz göz ardı edilmemesi gereken birçok olası sorunun işaretini gösterir.

Düzenli olarak görülen belirtilere dikkat edin. Bu belirtilerle ilgili hastalıkları derhal tespit edebilen birçok tıbbi test vardır. Aslında, bazen basit bir kan testi kalp anormalliklerini saptamak için bile yeterlidir.

Kaynak: sagligabiradim . com

Yemekten Önce 1 Bardak İçin. Yağlarınız Su Gibi Akıp Gidecek

Kaynatın yemekten önce için… Yağlar su gibi aksın gitsin…

Fazla kilolarından kurtularak fit bir görünüme sahip olmak isteyenler için yağ yaktıran bitkisel çay tariflerini sizler için hazırladık.

Birbirinden farklı çay tariflerinden dilediğinizi uygulayarak fazla yağlarınızdan kurtulabilirsiniz.

Malzemeler:

Yarım limon

Küçük bir parça zencefil

8-10 tane karanfil

2 çubuk tarçın

5 su bardağı su

Çeyrek demet maydanoz

İsteğe göre bir iki dilim yeşil elma

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri yıkayın. Limon ve zencefili birkaç parçaya kesip tencereye koyun. Daha sonra üzerine suyu, tarçını ve karanfili ekleyip ocağa alın.

Tüm malzemeler kaynadıktan sonra üzerine maydanozu ekleyip 3 dakika daha kaynatın.

Her öğünden 15 dakika önce bir bardak karışımı içebilirsiniz.

Karışımın içindeki tüm malzemelerin yağ yakıcı özelliği bulunuyor. Zencefil tok tutmaya yardımcı olur, limonun yağ yakıcı özelliği vardır. Maydanoz vücutta bulunan ödemi dışarı atmaya yarar.

Yüksek Şeker Tarihe Karışıyor. “Yok Artık” Dedirtecek

Sıcak ve ılıman iklimlerin olmazsa olmaz bitkilerinden birisidir bamya… Ama herkesin bu sebzeyle arasının iyi olduğunu söylemek pekte mümkün değil.Bu nedenle en azından yemeğini yemeseniz bile, bamya suyu içerik sağlık ve sıhhat açısından faydalanma yoluna gidebilirsiniz.

İşte bamya suyunun faydaları…

Anemi hastalarını şifa bulması için bamya suyunun tercih edildiğini biliyor musunuz? Bu bitki içerisinde bulunan kan üreme hücreleri sayesinde kansızlık diye bir sorun kalmıyor. Bu nedenle kansızlık riski olanlar veya bu rahatsızlıkla muttali olmak istemeyenler mutlaka bamya suyu kullanmalılar.

Kış aylarında aşırı öksürük veya boğaz ağrıları yaşamayan yoktur. O zaman doktora gitmeden önce marketten bamya alın. Kaynatın ve suyunu için. Bir şeyinizin kalmadığını göreceksiniz.

Asrımızın rahatsızlığı olan diyabet için bamya suyu oldukça faydalı bir içecek. Kandaki şeker oranını dengeleyen bamya suyu, bu bakımdan bir diyabet kontrol ilacı olarak kullanılıyor.

BAMYA SUYU NASIL HAZIRLANIR?

Bardağın içine su doldurun. 3-4 adet orta boy bamyayı dilimleyerek suya koyun. Bardağın ağzını kapayın ve 1 gece bu şekilde bekletin. Ertesi sabah kahvaltıdan önce bamya dilimlerini bardaktan alarak kalan suyu için. Yaklaşık 15 gün düzenli olarak bu suyu hazırlayarak içerseniz yüksek şekeri düşürmeniz mümkündür.

Ayrıca stresten uzak duracaksınız ve hareketli bir yaşamınız olacak. Bu ikisi de bamya suyuna eklenmezse maalesef yeterince faydasını göremeyebilirsiniz.

Bu Soruya Doğru Cevap Verebildiyseniz Zekanızla Gurur Duyabilirsiniz.

Bu Soruya Doğru Cevap Verebildiyseniz Zekanızla Gurur Duyabilirsiniz.

Farkındalık dikkat gerektiren farklı bakış açılarıyla soruları okuma kabiliyeti olan , çevresindeki olaylara farklı pencerelerden bakabilen insanlar ilk bakışta hızlı bir şekilde düşünüp doğru cevaba ulaşmışlardır . . .

İşte Cevabı . . .

Hala cevabı göremediyseniz artık cevabı verme zamanı geldi bilindiği gibi dilimizde 8 ünlü 21 ünsüz harf bulunmakta aşağıdaki resimdeki harfler içerisinde sadece E ünlüdür diğerleri ünsüzdür oyüzden cevap E olmalı

 

Kadın Ne Kadar Uyursa Uyusun Sürekli Yorgun Hissediyordu – Meğerse Hastalığı Boğazında Gizliymiş

Gırtlağın hemen alında yer alan tiroit bezi şekli itibariyle kelebeğe benzer.

Oldukça küçük olmasına rağmen vücudun en önemli noktalarından biridir.

Dünyada her yıl milyonlarca kişi tiroit bezi rahatsızlıkları yaşamaktadır. Kadınların tiroit bezi hastalıklarına yakalanma riski erkeklere oranla %75 daha fazladır.

Tiroit hastalıklarının belirtileri vücudunuzda sinsice ortaya çıkar. Bu nedenle vücudunuzu tanımanız ve vücudunuzdaki değişiklikleri farketmeniz çok önemli.

İşte dikkat etmeniz gereken 11 nokta:
1- Depresyon
Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi, tiroit hastalıklarının ruh sağlığınızı olumsuz yönde etkilediğini ve depresyona neden olduğunu söylüyor.

Depresyon, hipotiroidinin erken belirtilerinden biridir. Hipotiroidi, tiroit bezinin yeterli hormon üretememesi sonucunda ortaya çıkıyor. Tiroksin hormonu yeterince salgılanmadığında ise değişken ruh halleri ve depresyon görülür.

2- Kabızlık
Tiroit hastalıkları sindirimin yavaşlamasına ve dolayısıyla kabızlığa yol açmaktadır. Kabızlık, hipotiroidinin en net belirtisidir.

3- Sürekli üşümek
Tiroit beziniz düzgün çalışmıyor, yeterince hormon salgılayamıyor ve bunun erken belirtileri vücutta görülmüyor olabilir. Bu noktada tek dikkat etmeniz gereken şey nedensiz şekilde üşümeniz.

Sürekli üşüyor musunuz? Anormal şekilde eliniz veya ayaklarınız üşüyor mu? Eğer öyleyse bir şeyler yanlış demektir.

4- Kronik yorgunluk
Birçok kişi sabahları uyanmakta güçlük çeker ve uyandığında halsiz hisseder.

Eğer her sabah yorgun uyanıyorsanız bir doktora görünmeniz tavsiye edilir.

Tiroit bezininiz yeterince hormon salgılayamıyor olabilir. Bu nedenle de sürekli yorgun hissediyor olabilirsiniz.

5- Saç dökülmesi ve kuru cilt
Tiroit kaynaklı hormon eksikliği kuru ve kaşıngan bir cilde sahip olmanıza neden olur.

Yavaş metabolizma sonucunda ortaya çıkan bu sorun terlemeyi de azaltır. El ve ayak tırnaklarınız kurur ve hassaslaşır. Aynı zamanda saç dökülmeleri de görülür.

Dermato Endrocrinol’da yayınlanan bilimsel makalede, tiroit bezinizin düzgün çalışmaması halinde yukarıdaki rahatsızlıklarla karşılaşabileceğiniz desteklendi.

6- Hızlı kilo alımı
Birçok nedenden dolayı hızlı kilo alabilirsiniz. Eğer son zamanlarda yediğiniz şeylere dikkat ettiğiniz halde kilo aldıysanız, duruma daha şüpheci yaklaşmanız gerekiyor.

Sebepsiz yere ve hızla kilo alan insanların sayısı giderek artıyor ve doktorlar hastalarının benzer sorunlarla karşılaştığını söylüyor. Hızlı kilo almanın nedenlerinden biri de belirttiğimiz gibi tiroit bezinin gerekli hormonları yeterince salgılayamaması.

7- Tat almada değişiklik
Yediklerinizin tadı farklı mı geliyor? Bu da tiroit bezinizin düzgün çalışmamasının bir sonucu olabilir.

Sürekli acıkmanız gerektiğinden fazla çalışan tiroit bezinin bir sonucu olabilir. Tiroit bezinin fazla hormon salgılamasına hipertiroidi denir. Metabolizmanız hızlanır ve vücudun daha fazla enerjiye ihtiyacı olur.

Normalden daha fazla yemek yemenize rağmen kilo almazsınız. Bazılarının hayali olsa bu hastalığa acilen müdahale edilmesi gerekir.

8- Konsantrasyon bozukluğu
Tiroit hastalığının erken belirtilerinden biri de konsantrasyon bozukluğudur.

Kafanız karışık veya yorgun hissedebilirsiniz. Tiroit hastalığınız uzun süre tedavi edilmeden devam ederse, hafızanız olumsuz yönde etkilenir.

9- Yüksek ateş
Hipertiroidinin nadir belirtilerinden biri olsa da yüksek ateş yine tiroit kaynaklıdır.

10- Boğaz ağrısı
Boğazınız ağrıdığında hasta olduğunuzun farkına varırsınız.

Boğazınızda bir yumru varmış gibi ya da gırtlağınızda bir baskı varmış gibi hissediyor musunuz? Peki boğazınız yanıyor mu? Muhtemelen tiroitinizde sorun var.

11- Kalp çarpıntısı
Tiroitiniz fazla hormon ürettiğinde, kalp çarpıntısı gibi kalp ritim bozuklukları görülebilir. Kalbinizin çok hızlı attığını hissediyorsanız, tiroitiniz normal çalışmıyor demektir.

EK İPUCU: Kendi kendinize yapabileceğiniz tiroit testi

Tirotinizin düzgün çalışıp çalışmadığını anlamak için kendi kendinize test yapmanız mümkün.
Aynanın karşısına geçin. Gırtlağınızın altında nefes borunuzun üstünde yer alan tiroitinize odaklanın.
Kafanızı geriye doğru hafifçe yatırın ve bir yudum su için. Şimdi boynunuza dikkatlice bakın.
Eğer boynunuzda şişlik veya çıkıntılar gördüyseniz derhal bir doktorla görüşün.
Tiroit hastalığınız olduğunu öğrenmenin kesin yolunun doktora danışmak olduğunu unutmayın!
Yukarıdaki listedeki olası belirtiler konu hakkında bilgi sahibi olmanız amaçlı oluşturulmuştur.

Bu Yöntemle Sağlıklı ve Hızlı Bir Şekilde 20 Kilo Verin

Yaşınız ve hayatınızın hangi döneminde olduğunuz fark etmeksizin, kilo vermek her zaman zorlayıcı bir aktivitedir. Kendini sağlıklı bir yaşama adapte etmeye çalışan genç bir yetişkin de olabilirsiniz, torunlarıyla daha güzel vakit geçirmek isteyen bir büyükanne veya büyükbaba da.

su içmek ile ilgili görsel sonucu

Kilo vermek her iki durumda da zor olacaktır. Ancak size bahsedeceğimiz bu yöntem ile hiç zorlanmadan hayatınızdaki basit değişiklerle kolayca 20 kiloya kadar verebileceksiniz. Kilo vermenin en sağlıklı yolunu öğrenmeye hazır mısınız?

Kilo vermek motivasyon ve kararlılık gerektirir eğer ki bu ikisi sizde yok ise hiç başlamayın deriz. Bir tepeye tırmanmak, eğer ki adımlarınızı sayıyorsanız oldukça zordur böyle düşünün. Önemli olan bir hedef koymak ve bu yolda ilerlemektir. Eğer sağlıklı olmak ve uzun yıllar problemsiz yaşamak istiyorsanız kilonuza ve beslenme düzeninize dikkat etmek kesinlikle yapmanız gerekenler arasındadır. Eğer ki bu savaşı nasıl vereceğiniz konusunda sıkıntılar yaşıyorsanız, sizi tüm problemlerinizden kurtaracak bir içerikle karşınızdayız.

Ä°lgili resim

Eğer ki birazdan bahsedeceğimiz yöntemi adım adım uygularsanız, kilo vermek çok kolay olacak. İlk yapmanız gereken şey, kendinizi kilo vermeye hazırlamak olmalıdır. Eğer ki aklınız ne kadar amacınızda olursa, cayma ihtimaliniz o kadar az olacaktır.

Kilo Vermeye Hazır Hissediyor Musunuz?
Kilo vermek için %100 hazır olmanız gerekiyor. Bir hafta diyet yapıp, bir hafta bırakarak kilo veremezsiniz. Özellikle kilonuz normalden fazla ise kendinizi ciddi şekilde bu işe adamanız gerekiyor. Normal şartlar altında bir hafta içerisinde 400 gr ile 1,300 gr arasında sağlıklı bir şekilde kilo vermeniz mümkün. Tek yapmanız gereken içine gireceğiniz dönüşüm sürecine kendinizi hazır hissetmektir.

Başlamak için Mükemmel Zaman diye Bir Şey Yok
Daha önce bahsettiğimiz gibi, kilo vermek kararlılık ister ve zaman alır. Siz kilo vermeye karar verdikten sonra da doğum günleri, mangal partileri, bol börekli, çörekli arkadaş buluşmaları düzenlenecektir ancak bu zamanlarda diyeti bir kenara bırakırsanız, kendinizi bu tür organizasyonları kovalarken bulursunuz. Eğer ki amacınız kesin ise, katıldığınız etkinlik fark etmeksizin kararınıza sadık kalmalısınız. Toplumumuzda var olan genel algı ve ahlak kuralları verilen ikramı geri çevirmemeyi öğütlüyor ancak durumu en baştan herkesle paylaşırsanız inanın herkes anlayışlı olacaktır.

Diyeti Bozacaksınız
İnsanız, hata yapmamız gayet doğaldır, hiç birimiz mükemmel varlıklar değiliz. Elbette canınız yememeniz gereken şeyleri çekecek ve eninde sonunda kendinizi tutamayacaksınız. Yapmamanız gereken şey kendinizi kaptırmak olacaktır. Hata yaptığınızı kabul edin ve o gün fazladan tükettiğiniz kaloriyi sonraki öğünlerinizden keserek telafi edin. Alışkanlıkları bırakmak zordur ancak inanırsanız ve bu amaç doğrultusunda çaba gösterirseniz hiçbir şeyin imkansız olmadığını göreceksiniz.

Tek hatırlamanız gereken tüm diyet süresi boyunca yapılmış tek bir hatanın sonuca çok da etki etmeyeceği olmalıdır. Eğer ki bu hataların birbirini takip etmesine izin verirseniz ne yazık ki artık sizin için umut yok demektir.

Kendiniz için Kilo Verin, Vücudunuz Yüzünden Değil
Birçok insan vücutlarından nefret ettiği için kilo vermeye karar veriyor. İnsanları özel yapan şey vücut ölçüleri değil kendilerini yetiştirme ve eğitme şekilleri ve olaylar karşısındaki tepkileridir. Eğer kendinizi olduğunuz gibi kabul ederseniz, hayat çok daha kolay olacaktır. Kilo vermek sağlıklı olmak amacıyla gerçekleştirilmesi gereken bir eylemdir. Görünüşünüzden nefret ettiğiniz için yaptığınız her hareket kısa sürede sonuç beklemenize, hayal kırıklığına uğramanıza ve bırakmanıza sebep olacaktır. Amacınız sağlıklı bir yaşam sürmek olmalıdır. Bunu gerçekleştirdiğinde görünüş zaten kendiliğinden istediğiniz şekle gelecektir.

Kilo verme yolculuğunuza başladığınızda sizin için faydalı olacak ipuçlarının ilki, öğünlerinizi düzene koymak ve açlığa göre değil saate göre beslenmektir. Ayrıca öğünlerinizi olması gerekenden fazla hazırlayarak ve ne de olsa sağlıklı besleniyorum diyerek kendinizi kandırmanın inanın kilo vermenize faydası olmayacaktır. Eğer ki öğün saatiniz gelmediği halde açlığınızı bastıracak bir şey arıyorsanız, bir bardak su için ve 20 dakika bekleyin. Su açlığınızı bastıracaktır. Ayrıca öğünlerinizi yerken daha fazla çiğnemeye ve daha yavaş yemeye özen gösterin. Midenin doygunluk sinyalini beyne ulaştırması 20 dakika almaktadır. Bu sebeple ne kadar yavaş yerseniz o kadar az yiyerek doyacaksınız demektir.

Bir diğer faydalı öneri ise sabah kahvaltısında karbonhidrat tüketmemektir. Eğer kilonuz yüksekse insülin hassasiyetiniz düşük demektir. Bunu tetiklememek için sabah kahvaltıda karbonhidrat tüketmemek daha uzun süre tokluk hissetmenizi sağlayacaktır. Sabah tüketeceğiniz protein, sağlıklı yağlar ve sebzeler sizi tok tutacaktır. Buna ek olarak, akşam yemeklerinizde işlenmemiş karbonhidrat tüketebilirsiniz. Rahat uyumanıza yardımcı olacağı için, kilo verme sürecinizi de daha kolay geçireceksiniz.

Kilo Vermenizi Engelleyen 8 Hata…

Ne yaparsanız yapın, ne kadar çok egzersiz yaparsanız yapın, yine de vücudunuzda biriken inatçı yağlardan kurtulamıyorsanız, yalnız değilsiniz. Milyonlarca insan kilo vermek için çabalıyor. İster inanın ister inanmayın, ancak günümüzde 600 milyon yetişkin ve 100 milyon çocuk obezite ile mücadele ediyor.

lolin hobi olarak spor salonunda ne kadar vakit harcarsanız harcayın, kilo vermenizi engelleyen ve fazla kilolarıyla mücadele eden çoğu insanın yaptığı 8 hatayı sizler için derledik.

Bütün kalorilere eşit davranmak

Bütün kaloriler eşit değildir. 100 kalorilik meyve tüketmek ile 100 kalorilik dondurmayı bitirmek aynı değildir ve vücutta yol açtıkları etkiler de farklıdır. Kilo vermek isteyen birisi öncelikle vücut tarafından salınan insülinin hangi miktarda olduğunu bilmelidir. Bu da tüketilen kalorinin cinsine bağlıdır.

Gün içinde vücuttan salınan çok sayıda insülin, vücudun yağı yok etmesini engellemenin yanı sıra aynı zamanda vücudu daha fazla yağ depolaması için teşvik eder. İnsulin miktarını arttıran kalori çeşitleri ise çoğunlukla basit şekerin içinde bulunan karbonhidratlardan gelmektedir. Yani eğer karbonhidrat tüketmek istiyorsanız, sindirimi yavaş ve kolay olan karbonhidratları tercih etmenizde fayda var. Karbonhidratlarla birlikte, protein de insülin seviyenizi arttırabilir. Özellik süt ve yoğurt gibi hayvansal ürünleri tüketirken dikkatli olun.

Yağsız vücut ağırlığına yeterli ilgiyi göstermemek

Eğer yoğun şekilde kalori eritmeye çalışıyor ve kardiyo yapıyor, ancak fazla yağlardan yine de kurtulamıyorsanız, belki de odaklanmanız gereken şey yağsız vücut ağırlığınızdır. Yağsız vücut ağırlığını arttırmak, vücutta dinlenen metabolizmayı uyandırır ve daha hızlı çalışmasını sağlar. Aynı zamanda insulin, leptin ve girelin gibi çeşitli hormonları da etkiler. Bu hormonlar hücreleriniz ile iletişime geçerek yağların depolanması mı yoksa vücuttan atılması mı gerektiğine karar verirler.

Gün içinde fazla yemek yemenin kilo verdirdiğine ve yağ yakmayı kolaylaştırdığına inanmak

Sabah ve akşam az yemek yemek ve gün ortasında fazla yemek yemenin yağ yakmayı ve sindirimi kolaylaştıracağına dair bir inanış mevcuttur. Bu yöntem doğru olmamakla birlikte vücudun daha fazla yağ depolamasını sağlayarak daha fazla kilo alınmasına bile yol açabilir.

Ramazan aylarında tuttuğumuz oruç, diğer coğrafyalarda artık bir diyet yöntemi olarak kullanılmaktadır. Buna göre insanlar, sabahın erken saatlerinde yemek yiyor ve gün içinde hiç bir şey tüketmiyorlar. Akşam vaktinde ise tekrar yemek yiyerek günü noktalıyorlar. Bu şekilde diyet yapan insanların, normal diyetlere göre daha fazla kilo verdiği tespit edilmiştir.

Sürekli kardiyo antrenmanı yapmanın yağ yakmanın tek yolu olduğunu düşünmek

Kardiyo egzersizi diğer egersizler kadar ilgi çekici olmadığından ve diğer egzersizlere kıyasla daha uzun ve sıkıcı olduğundan, insanlar kilo vermenin tek yolunun bu antrenman olduğunu düşünmektedirler. Ancak bu düşünce ile kardiyo antrenmanına başlayan insanlar bir süre sonra sıkılır ve kilo vermek için çaba harcamayı bırakırlar.

Eğer böyle bir düşünceye sahip değilseniz şanslısınız, yağ yakmanın, koşu bandında saatler harcamadan yapılabildiği farklı yolları da vardır. Kardiyo yaparken elde ettiğiniz verimi diğer egzersiz çeşitleri ile birleştirerek sağlıklı ve hızlı bir şekilde kilo verebilirsiniz.

Antrenörünüz yağ yakma konusunda etkili çeşitli egzersizleri belirlemenizde size yardımcı olacaktır.

Kilo verme konusunda etkili olduğu söylenen mucizevi ilaçlara inanmak

Yağ yakmanın ve kilo vermenin kısa yolu yoktur. Yağ yakmayı hızlandırdığı söylenen haplar sadece kalp ritminizi arttıracak ve vücudunuza faydadan çok zarar verecektir. Sağlıklı bir diyete ve yaşam standartlarına uyarak ve bu haplardan uzak durarak kilo vermeniz, sizin için daha iyi olacaktır.

Yeteri kadar uyumamak

Uyku eksikliği vücudun hormon seviyelerini dengesizleştirir ve ertesi gün daha iştahlı olmanıza yol açar. İştahı etkileyen başlıca 2 hormon girelin ( aç hissetmemiz sağlayan hormon ) ve leptin (tokluk hissi veren hormon)dur. Yeteri kadar uyku uyumadığımız zaman, girelin seviyesi yükselir ve leptin seviyesi azalır. Bunun sonucunda da gün içerisinde sürekli olarak bir açlık hissi ile dolaşırsınız.

Sürekli stres altında olmak

Stres altında olmak vücudumuzda zarara yol açar. Stres, vücudun kortizol adındaki steroid hormonunu üretmesini sağlar. Bu hormon vücudun şekere duyduğu iştahı arttırır ve vücuda anlık enerji ve mutluluk sağlar. Ancak bu hormon vücutta uzun süre kalırsa, vücuda gereğinden fazla yağ depolanır.

Egzersizde aşırıya kaçmak

Vücudun sağlıklı kalması için egzersiz ve dinlenme arasında mutlaka bir denge olması gerekmektedir. Çok fazla egzersiz yapmak vücudun aşırı yağ kaybetmesine yol açabilir. Dinlenmeden egzersiz yapmak da karın bölgesindeki inatçı yağların oluşmasına yol açan kortizol seviyelerini etkiler.

Yukarıdaki hataları yapıyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise, şu andan itibaren bu hatalara yapmaya bir son vererek daha sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bu hataları yaptığını düşündüğünüz arkadaşlarınız varsa da, bu yazıyı onlara paylaşmaktan çekinmeyin.

Asansörde Mahsur Kalırsanız Kurtulmanın En Akıllı Yolları…

Kapalı alan korkusu olan insanların en kötü düşmanıyla karşı karşıyayız. Asansörde mahsur kalmak gerçekten çok kötü bir tecrübedir. Böyle bir durumda kaldığınızda mutlaka yapmanız ve yapmamanız gereken şeyler vardır. Umarız başınıza gelmez ama geldiği takdirde hazır olmakta fayda var.

lolin hobi sizler için asansörde kapalı kalmanız durumunda ne yapmanız gerektiği hakkında önemli notlar hazırladı.

Sakin Olun

Herhangi bir acil durumda, panik yapmak çok daha kötü sonuçlar doğurur. Asansörde kapalı kaldıysanız:

Normal nefes almaya devam edin. Eğer panik yaparsanız ortamdaki oksijeni çok hızlı tüketirsiniz. Asansörlerin havalandırma sistemi olmadığını hesaba katarsak sakin kalmak en güzel başlangıç olacaktır.
Derin nefesler alın.
Kalp atışınızı dik durarak yavaşlatmayı deneyin. En uygun yöntem “Süpermen pozu”dur.
Yardım Çağırın

Her şeyden önce her asansörde bulunan üzerinde çan işareti olan acil durum tuşunu deneyin. Ancak eğer elektrikler kesilmişse bu işe yaramayabilir.
Mümkün olduğunca fazla ses yaparak insanlara kapalı kaldığınızı duyurun.
Ayakkabınızı çıkarıp sert kısımları ile asansör kapısına vurmak işe yarayabilir.
Yardım için bağırın. Yakınlarda olanlar sizi duyacaktır.
Bir ışık kaynağı bulun

Eğer elektrik yoksa, etrafınızı aydınlatmak biraz da olsa sakinleşmenize yardım edebilir.
Ayrıca asansör içerişinde yönünüzü bulmanızı ve doğru düğmelere basabilmenizi sağlar.
Anahtarlığınıza küçük bir el feneri asabilirsiniz.
Çakmak kullanmamaya çalışın, çünkü onun yaktığı oksijene ihtiyacınız olacak.
Resepsiyonu Arayın

Eğer acil durum tuşu işe yaramıyorsa, resepsiyonu arayabilirsiniz veya acil durum numaraları ile itfaiye, ambulans gibi acil durum numaralarını deneyebilirsiniz.
Numarayı bilmiyorsanız genellikle asansörlerde bu tip numaralar için bir alan bulunmaktadır.
Düğmelere Basarak Kapıyı Açmayı Deneyin

Eğer asansör herhangi bir katta sıkışırsa ve kapıları açılmıyorsa:
Daha önceden inmek istediğiniz kata devamlı basmayın.
Asansörün sıkıştığı katın numarasını deneyebilirsiniz veya gittiğiniz yönün tersine basmak da işe yarayabilir.
Tüm çabalarınız sonuçsuz kaldıysa, kapıyı aç düğmesine basın
Sabırlı olun

Eğer yardım yolda ise tek yapmanız gereken oturup beklemektir. Kendinizi mümkün olduğunca meşgul ederek oksijeninizi koruyun.
Telefona konuşun
Mesajlaşın
Telefonunuzdan oyun oynayın
Hiç biri işe yaramıyorsa takviminizi yeniden düzenlemek kafanızı dağıtabilir.
“Dur” Tuşuna Basın

Eğer bir acil durum var ise (birisine sağlık yardımı gerekiyor ise) veya başka bir aciliyet, asansörden kendiniz çıkmalısınız demektir.
Kendi başınıza çıkmak zorunda olduğunuza emin olun.
Dur tuşuna basın.
Eğer sıkıştıysa, çekip çıkartın ve tekrar basın.
Bu tuş siz dışarı çıkmaya çalışırken asansörün hareket etmemesini sağlar.
Bir Kaçış Planı Yapın

Eğer asansör katlar arasında veya olması gerekenden daha tuhaf bir durumda değil ise şunları yapabilirsiniz:
Kapıları elle açmayı deneyin
Asansör kabinin yerini tekrar kontrol edin.
Dış kapıya ulaşmanızı engelleyen bir bariyer varsa ilk önce onu çekerek açın. Böylece diğer kapı size zorluk çıkarmayacaktır.
Diğer yolculara yardım edin.
Umarız bu içerik sizin için faydalı olur. Hiç kimsenin böyle bir durumda kalmaması en büyük temennimiz ancak geldiği zaman hazır olmak önemlidir…

Annemin Karaciğerini 40 Günde Enginarla Yeniledik…

Umutsuz hastalıkları şifası onda gizli. Kendisi, kökü, yaprakları, her bir zerresi yararlı. Özellikle karaciğer için bulunmaz nimet.

Enginarla Karaciğeri Yenilemek

Enginar Yaprağının Sağlığa Yararı ve Enginar Yaprağından Kür YapımıEnginarın yapraklarının faydalı olduğu, karaciğeri düzenlediği ifade edildi.

Karaciğerin vücudu toksinlerden arındıran önemli bir organ olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hasan Özkan, karaciğer için yararlı olan bitkilerin karışımından elde edilen kürle karaciğerin temizlenmesinin mümkün olduğunu ifade etti.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi iç Hastalıkları ile Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özkan yaptığı açıklamalarda; doktorların kanıta dayalı bilimsel verilerden hareket ettiği için bitkilerle uğraşmadığını yalnız bu işi anlamayan ancak bu işten belli menfaatler sağlayabilcek kişilerin ortaya çıktığını ifade etti.

Hasta takibi olmadan, hastanın önceki ve sonraki bulgularını öğrenilmeden, kişilere çeşitli bitkilerin tavsiye edildiğini dile getiren Dr. Özkan, “Bitkilerin içerikleri o kadar çok toksinler, o kadar çok çeşitli maddeler içerir ki bunların yararlı kısımlarından vücut faydalanırken, zararlı kısımlarını karaciğer atar.

Bir de karaciğerde bir yük varsa, yağlanma, hepatit B ve C gibi virüsler bulunuyorsa bu ekstradan bitkilerle gelecek olan maddeler karaciğerin yükünü artırır. Dolayısıyla yararlı olacağı yerde zararlı olur” diyerek uyarılarda bulundu.

Karaciğer uzmanı olmayan kişilerden böyle tavsiyelerin alınmaması gerektiğinin altını çizen, bazı karaciğer uzmanlarının da bu konuya eğilerek, konunun bilimsel bir platformda sürdürmelerinin sağlamasını tavsiye etti.

Her bitkinin zararsız olmadığını söyleyen Özkan, “Sigara da bitkidir ama zararlı. Esrar da bitkidir ama zararlı” dedi.

Karaciğer Dostu EnginarBugüne dek yapılan araştırmalarda karaciğer dostu olarak bilinen birkaç bitki bulunduğundan bahseden Dr. Özkan, deve dikeni, enginar, ekinezya, kekik, sarımsak, söğüt yaprağı, karahindiba, zencefil, kırmızı biber, arnavut biberi ve elma suyunun karaciğer dostu bitkiler olduğunun tespit edildiğini belirtti.

Özkan sözlerine şu şekilde devam etti: “Son günlerde ilacı üretilmeye çalışılan deve dikeninden bahsetmek istiyorum. Deve dikeninin tohumundan tutun, bütün parçaları karaciğer hastaları için yararlıdır.

Enginarın da bilhassa yaprakları çok faydalıdır. Ancak diğer kısımlarının çok faydalı olmadığı söyleniyor. Yaprakları, karaciğerin safrasını ve kimyasını düzeltir.

Enginar Kürü ile Karaciğer Temizliği

Elde kürün belirli bir süre kullanılmasıyla karaciğeri temizlemenin sağlandığını aktaran Dr. Özkan, “Bunun için hasta ileri derecede kanser, hepatit ve böbrek hastası olmamalı” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Özkan: “Hamileler için net bir şey söyleyemeyeceğim ancak çok ufak çocuklarda da kullanmamak gerekiyor.Bunun haricinde çamaşırhane ortamlarında çalışanlar, duvar boyacıları, egzoz dumanına maruz kalan tamirciler, akü ve deri fabrikaları, kuru temizlemeyle hava kirliliğinin çok olduğu yerlerde çalışanlar ve fazla alkol tüketenler risk grubu içindedir.

Bu kişilerin enginarlı karaciğeri temizleme kürlerini uygulanması önemlidir.”

Enginar Kürü Nasıl Yapılır1 adet orta boy enginarın yapraklarının tümünü kaynayan 2 su bardağı dolusu suyun içerisine atılır ve kısık ateşte 5 dakika ağzı kapalı olarak kaynatılır. Soğuduktan sonra süzerek suyu içilir.

Aç veya tok olarak içebilirsiniz. Bu kür 1 ay süre ile haftada 2 veya 3 gün uygulanır. Ardından duruma göre arada sırada haftada 1 defa tekrar edilebilir.

Bebek Pudrasının Kimsenin Bilmediği 10 Farklı Kullanım Alanı….

Bebek pudrası, yüzünüzün daha canlı ve daha az yağlı gözükmesini sağlayacak son derece güçlü bir bakım ürünüdür. Evinizde ya da gittiğiniz her yerde bir bebek pudrası mutlaka bulundurun.

Bununla birlikte, alerjik reaksiyonlar olursa kullanmayı bırakınız ancak endişelenmeyin, böyle bir reaksiyon cildiniz normalden daha hassas diye gelişmiştir. Ürünün hiçbir tehlikesi yoktur.

Bebek Pudrasının En İyi 10 Kullanım Alanı:
Karıncaları uzak tutar yani karınca savar olarak da düşünebilirsiniz. Bir türlü kurtulamadığınız karıncalar var ve bunlar sizi çok mu rahatsız ediyor? Karıncaların geçemeyeceği bariyerler yaratmak için pencerelere ve kapıların etrafına bir miktar bebek pudra serpiştirmeniz önerilir.

Deodorant olarak:

bebek pudrası ile ilgili görsel sonucu

Her türlü şart altında deodorant olarak kullanılabilir. Pudra, nemlendirme özelliğinden dolayı teri ve kokuları emer.. Ayrıca ayakkabıların içine de döküldüğünde hem terlemeyi önlüyor, hem de ayakkabı içresinde oluşabilecek kokuyu engeller.Kuru şampuan olarak:

Yağlı saçları temizlemek için ¼ fincan bebek pudrasıyla ve bir ¼ fincan kabartma tozunun karıştırıp kullanılması önerilir. Pudrayı kullanarak saçlarınızı masaj yapın ve bir süre bırakın.

Takı Zinciri çözücü:

bebek pudrası ile ilgili görsel sonucu

Zinciri karışık takılar bazen insanı sinirlendirebiliyor. Neyse ki Life as Mama insanların bu sorununu çözecek bir ipucu verdi. Yapmanız gereken şey sadece düğümün üstüne bir miktar bebek pudrası dökmek!

Kum Temizleyici
Sahilde geçirilen bir günün ardından keşke eve kumları taşımasak! Tek yapmanız gereken ayağınıza bir tutam pudra serpmek. Life as Mama, tekrar yıkadığınızda, pudranın kumlarla birlikte döküleceğini söylüyor.

Yazın Çarşaf Soğutur:
Bu yaz Life as Mama, tüm gece soğukluğunu korumaları için çarşaflarınıza bir miktar pudra serpiştirmeniz gerektiğini söyledi. Bu yöntem ayrıca terinizi de emmesine yardımcı olacak, terden ıslanmanızı engelleyecek.

Oyun Kartlarını Yeniler:
Kart oynarken kartlar bazen yıpranmış eski gözüküp, pis hissettirebilir. Fabulessly Frugal’ın tavsiyesine uyun ve bir miktar bebek pudrası ile plastik bir torbaya koyun. Sallayın ve sonra ortadan kaldırın. Kartların dokunulamayacak kadar pürüzsüz olduğunu görünce çok şaşıracaksınız.

Lastik Eldiveni Yağlar:
Lastik eldivenleri çok daha kolay giyebilmek için, Fabulessly Frugal’ın önerdiği gibi ellerinize bebek pudrası serpin.

Çiçekleri Korur:

Bahçıvanlar, Tips Bulletin’in de söylediği bu küçük hileyi bilmeliler. Onları dikmeden önce çiçeklerin soğanları ve kökleri üzerine bir miktar bebek tozu serpiştirin. Bu çiçeklerin çürümesini önleyecektir. Ayrıca etkili, tamamen doğal bir böcek ilacı görevi görür.

Yağ Lekesi Temizler:
Yağ lekelerini temizlemeye başladığınız zaman, bölgede bebek pudrası serpip pamukla ovun.

40 Yaş Üstü Kadınlara İçin Yazdıkları İnternette Büyük Olay Oldu!

Frank Kaiser’in 40 yaş üstü kadınlara ithafen yazdığı küçük yazı internette gündem oldu. Yazdıklarını okuyunca nedenini anlayacaksınız.

“Yaş aldıkça, 40 yaş üstü kadınlara verdiğim değer arttı. İşte size birkaç neden: 40 yaş üstü bir kadın gecenin köründe sizi uyandırıp, “Ne düşünüyorsun?” diye sormaz. Ne düşündüğünüzü umursamaz. 40 yaş üstü bir kadın maç seyretmek istemiyorsa, yanınızda durup mızmızlanmaz. Başka bir şeyle ilgilenir.

40 yaş üstü kadınlar oturaklıdır. Operada veya bir pahalı bir restoranın ortasında sizinle ağız dalaşına girmez. Ama tabii hakederseniz de, işin içinden rahatça sıyrılabilecekleri şekilde sert tepki verebilirler.

Yaşlı kadınlar iltifat etmeyi iyi bilirler, haketmeseniz bile. Değer verilmemenin ne demek olduğunu iyi bilirler. Yaşlandıkça, medyuma dönüşürler. 40 yaş üstü bir kadına hatanızı itiraf etmenize gerek yoktur.

Suratlarında kırışıklıklar belirse de, 40 yaş üstü kadınlar gençlere nazaran daha çekicidirler. Yaşlı kadınlar samimi ve dürüsttürler. İşe yaramazın teki gibi davrandığınızda, bunu suratınıza direk söylerler. Yanlarında olduğunuzda endileşelenmenize gerek yoktur.

40 yaş üstü kadınlar birçok nedenden dolayı övgüyü hakederler.Maalesef, erkekler böyle değildir. 40 yaş üstü kadınlar, zeki, göz kamaştırıcı ve çekiciyken, aynı yaşlardaki erkekler göbekli, ütüsüz sarı pantolonludur ve 22 yaşındaki garson kızlarla takılıp kendilerini aptal yerine koyarlar.

Özür dilerim, hanımlar. “Maşa varken elimi neden ateşe sokayım?” diyen erkekler bilmeliler ki artık kadınların %80’i herşeyin farkında ve salak değiller . . .

Neden mi?

Çünkü kadınlar da artık herşeyin farkına vardı!”